TYSD Karabük Şubemiz

TYSD Karabük Şubemiz

2018 yılında aramızdan ayrılan, Cumhuriyet sevdalısı, TYSD camiasının unutulmaz Başkanlarından Sn. Hikmet ŞEYHOĞLU’nu bir kez daha rahmet, minnet ve özlemle anarız.
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun…

Sn. Şeyhoğlu Başkanımızdan görevi teslim alan sevgili Hürmet ÖZDEMİR Hürmet Özdemir Başkanımız, her zaman vefanın, saygının en güzel temsilini göstermiştir. Kendi sayfasındaki bu günkü paylaşımı ile Başkanımızı bir kez daha bizlere hatırlatan Hürmet Başkanımıza teşekkür eder, izniyle bu güzel yazıyı sizlerle Başkanımızın anısına saygıyla paylaşırız…

19 Temmuz 1922 — 14 Ocak 2018
Ecz. Hikmet Derman ŞEYHOĞLU 19.07.1922 tarihinde Safranbolu’da doğmuştur. Babası Ecz. Mehmet Hidayet DERMAN Safranbolu’nun ilk eczacısıdır. Mehmet Hidayet Bey 1906 yılında İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesi Eczacılık Okulundan diplomasını almıştır. Balkan Harbine kadar Memleket Hastanesinde çalışmış, savaş sonrasında Rum Kilisesi Vakıf Eczanesinin eczacısının ölümü sebebiyle kapanan eczaneyi satın almış ve hayatının sonuna kadar Safranbolu-ŞİFA ECZANESİ ni işletmiştir. Ecz. Hidayet Bey ve arkadaşları, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurmuş ve mücadeleleri sonucunda Safranbolu’da ilk İstiklal Madalyası almışlardır.
Ecz. Hikmet Derman orta ve liseyi İstanbul’da Kandilli Kız Lisesi’nde yatılı okumuş, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Eczacılık Okulu’ndan 1945 tarihinde mezun olmuştur. Önceleri babasının yanında çalışan Şeyhoğlu, 1952’de ilk eczanesini açmıştır. 50 yıl önce Karabük’te bayan personel çalıştıran ilk işyeri Karabük Eczanesi’dir. Mesleğini ve eczanesini her şeyden önce tutmuş diğer meslektaşlarına örnek olmuştur. Formülü bilinip de piyasada bulunmayan pek çok ilacı eczane laboratuvarında temin ettiği produilerle geceleri uyumadan, sabah gün ağarıncaya dek reçeteleri hazırlamış, mesleğinin halktan saygı gördüğü bir devri doyasıya yaşamıştır. O günlerdeki çabasını ‘zevkli bir yorgunluk’ olarak ifade etmektedirler.
Ecz. Hikmet Derman Şeyhoğlu, eczanesindeki personellerini kendisi yetiştirmiştir. Bugüne kadar Personel Defteri’nde 55 erkek ve bayan personelden 1 tanesi Almanya Eczacılık Kalfa okulu mezunu yetişmiş olarak gelmiş ve onlarca yıl beraber Çalışmıştır.
Sosyal çalışmalarından bazıları :
* Ecz. Hikmet Derman Şeyhoğlu, 1951 yılında Türkiye Yardım Sevenler Derneği Karabük şubesinin kurucularındandır.
* 1960 yılında Türk Kültür Derneği Karabük Şubesi kurucularındandır. Bu derneği özellikle kabiliyetli olup da tahsil imkanı olmayan gençlere yardım amacı ile kurulmuştur.1962 yılında dernek faaliyeti, Türk Eğitim Derneği (TED) olarak devam ederken 1964 – 1965 öğretim yılında Karabük’te yabancı dil tedrisatlı ilk Kolej’inin açılmasına öncülük etmiş ve yıllarca yönetiminde çalışmıştır.
* Safranbolu Yetiştirme Yurdunun, Bulak Yetiştirme Yurdunun ilk tesis yıllarından itibaren maddi manevi yardımcı olup yönetimlerinde aktif görev yapmıştır.
* Karabük’te Demokrat Parti zamanında Bağımsız ilk kadın Belediye Meclis azalığı görevinde bulunmuştur.
* Dünya Gazetesi’nin 2000 yılında düzenlediği yarışmada Türkiye’de Zirvedeki 99 Başarılı İş Kadını arasına seçilmiştir
* 4 Mart 2002 tarihinde Karabük Vilayeti adına Vali Sayın Nafiz KAYALI, Karabük Üniversitesi (KBÜ)
ve Safranbolu’ya yaptığı hizmetlerden dolayı Hikmet ŞEYHOĞLU’nu şilt ile ödüllendirmiştir.
70 yıla yaklaşan mesleki çalışmaları sırasında onlarca ödül ve plaket almıştır. 1952 yılında Karabük’te açtığı “Karabük Eczanesi” nin plan ve projesini kendi çizmiştir. Karabük Eczanesini Yeditepe Üniversitesine bağışladıktan sonra bile, yeniden dolaplar yaptırarak çalışmasına devam etmiştir. Halen çalışmaya ve Karabük halkına eczacılık hizmeti vermeye devam etmektedir. YEDİTEPE ÜN.

BİR ANIT KADIN: HİKMET ŞEYHOĞLU
12 Nisan 2011, 13:00
O, kentimizin yaşayan en önemli insanlarından birisidir.
Bir çınardır adeta…
Anılarıyla bir tarih, tarih içinde yaşayan bir efsanedir.
Bir asra yaklaşan yaşına karşın taptaze belleğiyle hepimize şapka çıkartan bir hafızaya sahip olduğunu her saniye adeta anımsatır bizlere.
Zindeliğiyle taş çıkartır hepimize de…
Ben kendisini izlerken her zaman şaşırmışımdır.
O benim yazılarımda yer alan adıyla bir “Anıt Kadın’dır
O akşam evinde dört kadın yardımcısı vardı.
Daha doğrusu üçtü de, emekli olan bir diğerini de o akşam gelmesi için rica etmişti.
Eşim de vardı…
Ve yanımızda bulunan iki arkadaşımın eşleri de vardı.
Çay mı geldi… Kendi elleriyle servis yapıyor ve evde bulunan yedi kadına izin vermiyordu.
İçki içenlere de kendisi yapıyordu servisi, yemekleri de o dağıtıyordu.
O asla boş oturduğunu kimseye göstermeyen enerji dolu bir insandır.
Ve çalıştığı iş kadar da konuşan bir güzel insan
Her akşam televizyondaki programımı izler…
Duyamadıklarını da yardımcıları kamalıyla anlamaya çalışır.
Gazeteleri elindeki büyüteciyle okumaya çalışırdı önceleri. Şimdilerde ise hem yardımcısı hem de şoförü olan bir can yoldaşı yardımcısına okutuyor.
Kafasına takılan bir konu olursa ki olmaması olası değildir hemen arar ve uzun uzun o konudaki görüşlerini anlatır telefonla. Uzun uzun derken bazen nerdeyse saatleri bulmasından söz ediyorum.
Tartışmaktan hiç çekinmez ve haklı çıkmak için de evinde bulunan sandıklar dolusu belgelerden ve fotoğraflardan yararlanmaktan da asla kaçınmaz.
“Umre’ye gideceğim Allah nasip ederse”, dedi.
“Gitmek var. Gidip de gelmemek var onun için son kez sizlerle birlikte olmak istiyorum” diyerek davet etmişti bizimle birlikte diğer iki yakın dostum olan aileyi…
“Konuştuklarıma, çalışmalarıma kısacası yaşam tarzıma bakanlar bizi inançsız sanabiliyorlardı. Biz işin gösterişine hiç düşmedik. Ama Umre’ye hatta Hacca gitmeyi hep arzuladım. Şimdi yanıma çok sevdiğim ve güvendiğim bir arkadaş bulunca hemen kararımı verdim” dedi.
Mutluydu verdiği kararından…
“Asla dinci olmadım ama dindarlığımı da kimseye gösteriş için kullanmadım” dedi.
Ve bir anısını anlatarak dedi ki; “Rahatsızlandım bir ara ve doktorlarım yüzümü soğuk havalarda kapatmamı istediler. Bir başörtüsü alıp kapatmaya çalıştım ama birden aklıma geldi ki görenler beni de dindar değil dinci geçinenlerden sanabilirler deyip hemen onun yerine bir şapka alıp onu kullanmaya başladım” dedi.
O bir Cumhuriyet kasınıydı…
Bir Atatürk Devrimlerinin ölümüne savunucusuydu.
Eşi Dr. Necmettin Şeyhoğlu’ndan birçok anılar anlattı…
Safranbolu’nun tarihinden…
Ve gece boyunca oturup her şeyden konuştuk…
Konuşmalarımızın başlangıç noktalarını ele alırsak ortalama 60-70 yıllık hatta daha eskisine ait anılar olduğunu söyleyebilirim.
Yani çok uzun yılların anıları…
1950’li yıllarda başlamıştı Yardım Sevenler Derneği çalışmaları…
Oradaki çalışmaları nedeniyle Genel Merkezlerinden ödüller almıştı…
Ve tüm çalışmaları nedeniyle geçtiğimiz yıllarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden de çok önemli bir ödül almıştı.
Ve bundan da büyük gurur duyuyordu.
Hikmet Hanımın evi adeta bir müze gibidir.
Taa Kurtuluş Savaşı yıllarından kalan fotoğraflarla o yıllardan bu yana toplanan fotoğraflar, sinema filmleri ve onları oynatan makineleri. Slaytlar, ham filmler gibi sandıklar, dolaplar dolusu tasnif edilmesi gereken belgeler bulunuyor.
Bunların hepsinin de bir bir elden geçirilmesi gerekiyor. Ancak bunları yapacak durumu ne yazık ki yok.
Diyor ki; “Bunları bir an önce bu kentin tarihine mal etmeliyim. Artık gözlerim çok az görüyor ve büyüteçle bile ayırt edemiyorum. Bunları elbirliğiyle yapalım.
Yapalım Sayın Şeyhoğlu…
Sağlıcakla git ve gel ki bunları bir an önce yaşama geçirelim.
Karabüklüler olarak değerlerimize sahip çıkamıyoruz.
İnsanlarımıza da
Tarihimize de sahip çıkamıyoruz…
Artık bu kısırdöngüyü bozalım Sayın Hikmet ablam…
Sen bir ANIT KADIN’ısın bizim yüreklerimizin.
Allah kabul etsin Umreni de… MUSTAFA YANIK

YEDİTEPE ÜVİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MÜZESİ’nin misyonu, bir araştırma merkezi ve açık üniversite niteliğinde, bireylerin eğlenerek öğrenmelerine katkı sağlayan bir kültür ve eğitim merkezi olmaktır.
Eczacılık müzemiz, sadece eczacılık öğrencileri için değil aynı zamanda tüm sağlık bilimi öğrencilerine, mesleklerinin geçmişleri ve gelecek arasındaki gelişimine tanıklık etme fırsatı sunmaktadır. Eczacılık müzemizin, binlerce yıldır insanın varlığına katkıda bulunan mesleğimizin “toplumsal ve etik” değerlerini apaçık gözler önüne sererek öğrencilerin meslek bilinci oluşturmasına katkı sağladığına inanıyoruz.
Eczacılık Müzesi (Karabük Eczanesi), Safranbolu’da 1800’lü yılların sonunda başlayan, 1950’lerden sonra Karabük’te davam eden eczacılık hizmeti serüvenini sergilemektedir. Karabük Eczanesinin orijinali 165 m2 zeminde (laboratuvar ve soğuk serum odası dahil). 100 m2 asma kat (Nöbet Dairesi ) olmak üzere 265 m2’dir. Eczacılık Müzesi oluşumunda da, olabildiğince orijinaline benzemesine gayret edilmiş ve dolaplar orijinaline uygun yerleştirilmiştir.
Eczacılık Fakültesi Müzesinde bulunan tüm dolap ve malzemeler orijinaldir. Hassas teraziler, havanlar, kitaplar, kavanoz ve şişlerle beraber, 1950 yıllardan günümüze kadar Türk toplumunun kullanmakta olduğu çok çeşitli müstahzarlar yer almaktadır.
Safranbolu’dan Karabük’e ve Karabük’ten Yeditepe’ye, bu kültürel hazineyi muhafaza eden, Türk Eczacılık tarihinin son 150 yılına ait birçok objeyi sergilenmek üzere üniversitemize bağışlayan Ecz. Hikmet Derman ŞEYHOĞLU’na en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Öğrencilerimizin kendisi gibi mesleğini seven, çok çalışkan ve bilimsel gelişme ve ilerlemelerin takipçisi birer eczacı olabilmesi için bizler de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.
22 Eylül 2006 tarihinde açılan müzemizde, birçok araştırmacı ve öğrencimiz ödev ve proje çalışmaları yapmaktadırlar. Müzemiz, akran eğitimi modeli ile asistan öğrencilerimiz aracılığı ile hafta içinde belirli saatlerde sergilenmeye açılmaktadır.
Üniversitemiz öğrencilerini, velilerini ve meraklı herkesi müzemize davet ediyoruz.
Yrd. Doç. Dr. Nazlı ŞENCAN
Sosyal Eczacılık Dept.
Müze Koor.(vefatından önce yazılmıştır. 19 Temmuz doğum günüydü)

Diğer Yazılar

Karabük

TYSD Karabük Şubesi Genel Kurulu

Karabük Şubemiz Genel Kurulunu gerçekleştirmiş ve yeni çalışma dönemi yönetim, denetim kurullarını seçmişlerdir. Kendilerine başarılar diliyoruz.

Karabük

Karabük’ten Eğitime Destek

Şubemiz, Şube Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Eczacı Hikmet ŞEYHOĞLU’nun katılımı ile Yenice İlçesi Şirinköy İlkokulu ve Ortaokulu’nu ziyaret etmiş ve Safranbolu’lu işadamı Sayın Şefik DİZDAR’ın (LC Waikiki firması) öğrencilerimize

Karabük

TYSD Karabük Şubemizin Afrikalı Öğrencilere Yardımı

Karabük Üniversitesi’nde okuyan 69 Afrika’lı öğrenci pandemi süresinde ülkelerine dönemediler ve toplu halde bir yurtta kalıyorlar. Giysi ihtiyaçlarından haberdar olduk. LCW firması da talebimizi her zamanki gibi geri çevirmedi. Bu